2016 yılında ilk kez kendi işimi kurmayı hayal etmiş olsam da 2019'da başlama cesareti gösterdiğim bu hayalin neredeyse 3.senesine girmiş bulunmaktayım. Bu sene aslında bir önceki seneden satış grafiği olarak daha iyi gözüküyor olsa da beni tatmin edecek düzeyde değil. Oysaki kendime koyduğum hedef olan “aldığım maaşın yarısı kadar kazanınca işten istifa edeceğim” sözümün aslında ayaklarının yere basmadığını da yeni anlamış oldum. Evet maaşımın yarısına yaklaşmış noktadayım, hedefime ulaşmama minik bir tık kalmış gözüküyor ama işin aslı öyle değilmiş. Çünkü unuttuğum nokta şuydu. …

Online ticaretle başlayan maceram yaklaşık 2 senedir sürüyor. Bu süre zarfında Trendyol ve Shopier’den satışın yanı sıra ETSY’de de satış yapabilmek için hesap açmıştım. Ancak ilgilenmediğim için hiçbir zaman başarıya ulaşamadım. Okuduğum yazılarda da mağaza açılışıyla satış yapma arasında zaman açıldıkça güven unsuru olmadığı için yeni mağaza açmanın daha mantıklı olduğunu okudum. Bu sebeple açtığım mağazayı yaz sonunda kapatıp yeniden sıfır bir mağaza açtım. Etsy ile ilgili Youtube’daki videolar, internetteki yazılarla az da olsa bir öncekine kıyasla daha başarılı bir profil oluşturdum. Bunun üstüne reklam verdim. Ancak yine de başarıya ulaşamadım. Taa ki 14.03.2021'e kadar.

İlk satışımı bir gömlek ile…

Gece uyku arasında “satış yaptınız” bildirimi gelince yerinizden fırlatan güçtür.

Saatlerce işyerinde bilgisayara bakmamış gibi eve gelince yeniden uykusuz bir şekilde o bilgisayarın karşısına neşeyle oturmayı sağlayan azimdir.

Kendi satın aldıkları teslim edilmeyince kargoya gitmeye üşenirken satış yaptığı ürünler için koşarak kar, kış demeden gitmeyi sağlayan dürtüdür.

Sabah işe giderken siparişleri kuş tüyü taşıyormuşcasına mutlulukla yanında taşımayı sağlayan güçtür.

Kimi zaman işe geç kalma pahasına, kimi zaman öğlen arasında yemek yememe pahasına kargonun önünde beklemeyi sağlayan azimdir.

Duyduğu tüm eğlenceli, keyifli melodileri kaydedip bir gün kendi reklam müziği olacakmışçasına ruhunu dans ettiren mutluluktur.

Müşterilerden biri “çok beğendim, tam hayal ettiğim…

Sokağa çıkma yasağı sayesinde evde kaldığım bu hafta sonunda televizyonda şans eseri konusunu bilmeden bir film izledim. Normalde film hafızam çok zayıf olmasına rağmen beklentim düşük olarak izlediğimden olsa gerek “The Extraordinary Journey of the Fakir” isimli filmi inanılmaz beğendim ve etkilendim.

Spoilera girmeden filmin ilk sahnesindeki konuşmayı özellikle yazmak istiyorum.

“A long, long time ago, Someone declared that all men were born free and equal.
And that means all men.
And that means all women.
Everyone equal.
That would be one set of rules for everyone.
A level playing field.
Life would be fair.
But even if that were true, one micro-second after we are born…

Her düşüşte yeniden kararlar alıyor kimisini uyguluyor kimisini uygulamaya cesaret edemiyorum. B planı olarak nitelendirdiğim Etsy üzerinde mağazamı yaklaşık 2 sene önce açmıştım ancak adam akıllı hiç ilgilenmemiştim. Pinterest hesabı açmış onu da atıl durumda bırakmıştım. Çünkü markalaşabilme dünyasının Instagram etrafında döndüğüne inanmıştım. Maalesef sevmesem de kendimi o platformda bulunmak zorunda hissettiğim için hala paylaşım yapmaya devam ediyorum. Çoğu zaman içimden paylaşım yapmak gelmiyor. Hiçbir şey yazmak istemediğim gibi görsel de paylaşmak istemiyorum. Normalde kendi şahsi hesabımda bile 3–4 ayda bir nadiren paylaşımda bulunurken BeyzBaby hesabında paylaşım yapma sürecini askıya alırsam sanki her şeyi askıya alabilirmişim gibi hissediyorum.

Bu süreçte…

“Bir varmış bir yokmuş” büyüleyici masallarımızın ilk cümlesi… Öyle ya yoktuk, var olduk aynı hayallerimiz gibi…

Benim hikayemin de elbette bir miladı var. Doğum günüm, oğlumun doğum günü, özel günlerimiz ve daha nicesi… Hepsi birbirinden kıymetli, güzel anlardı ve tüm bu anların neticesinde her gün daha çok Beyza olmaya devam ediyorum.

Bugün ise benim yine yeniden doğum günüm 🙂

Eski yazılarımda da belirttiğim gibi aslında doğum günlerine çok anlam yükleyen biri değilimdir. Ama şaşırtıcı bir şekilde 2 yıl önce yazdığım blogdaki Bugün benim doğum günüm konulu yazım her gün tıklanıyor ve okunuyor. Demek ki farkında olmasak da doğum günleri kendimize…

Ben hayattaki hedefimi, yaşama amacımı anne olduktan sonra buldum. Bu sürece gelene kadar kendimi bulabilmek için üniversitede farklı alanlarda staj yaptım, iş hayatına başlayınca bu arayış sebebiyle 2–3 senede bir iş değiştirdim. Çok çeşitli kurslara gittim. Ama hiç birinde hayalini kurduğum, manevi yönden mutlu olduğum işi bulamadım. Kişinin kendini tanıması bazen geç olsa da hepsinin bir doğru zamanı vardı. Benim de hayallerimdeki işi bulabilmem, kalbimdeki boşluğu doldurabilmem oğlum doğduktan sonra oldu. Ve onunla birlikte benim hayallerim ve hedeflerim de yeniden şekillendi.

Şimdilerde işe dair mutluluğumu Kütahya’dan Kahramanmaraş’a, Adana’dan Trabzon’a kargo yollarken ve o minik bıdıkların üstünde BeyzBaby ürünlerini görünce yaşıyorum…

Uzun zamandır bloga yazamadım. Yazılacak o kadar şey varken nedense elim bir türlü klavyeye dokunamadı. Oysa gün içerisinde binlerce harf elimin altında iş gereği akıyordu ama o harfleri buraya yazma kısmında kendimi ikna edemedim. Paslanmışlık hissini üstümden atabilmek için de bugün yazmaya karar verdim.

Bu hayale tutunduğum andan itibaren arzum sadece satış yapmak değildi. Sadece ticaret yapmak, ürün satmak isteseydim toptancılardan giysi alır satardım. Ama işin yorucu olmasına rağmen daha mutluluk verici kısmı olan markalaşmak en büyük hayalimdi. Bunun için hiç bilmediğim bir sektörde kendi kendime öğrenmeye, bu arada hata yapmaya devam ediyorum. …

2020 yılı başlarken hepimiz yeni yıla büyük hayaller, heyecanlar yükledik, iyi temennilerde bulunduk. Ama maalesef 2020 yılı ilk 3 ayıyla bizi hayal kırıklığına uğrattı. Tüm insanlık için can sıkıcı bir başlangıç oldu. Geride bıraktığımız 3 ayda savaşlar, yangınlar, salgınlar derken tüm dünya gibi hepimiz umutsuzluğa düştük. Daha önce yaşadığımız mutsuzluklar da neymiş dedirtti, o sıkıntılara şükreder hale getirdi.

Kimin aklına gelirdi ki evden çıkmanın tehlikeli olacağı, kimin aklına gelirdi ki parklara gitmenin yasak olacağı… Ama insanoğlu bir kez daha öğrendi ki

Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir

Ben de Mart ve Nisan ayında uzun zamandır izne gitmemiş olmanın…

Blog yazma işini gerçekten sevdim. Enteresan bir şekilde aklımdan geçenleri rahatlıkla yazıya dökebildiğim bir yer oldu. Normalde konuşmayı seven ama yazmayla yıllardır pek aramın olmadığını düşünen bir insan olarak yaşlandıkça şaşırtıcı bir şekilde kelimeler parmaklarımın ucunda akıp gitmeye başladı. Blog furyasının başladığı bu internet çağında neden acaba daha önce deneyimlememişim diye de kendime sorar oldum. Ama doğru zaman ve doğru yer sözüne inancım tam olduğundan muhtemelen hayatımın bu döneminde deneyimlemem belki de biraz pişmem gerekiyordu.

Bir çok sebepten bu aralar yazıyorum. Kafamı boşaltmak için yazıyorum. Terapi niyetine yazıyorum. Nedensiz yere yazıyorum. Günde onlarca mail yazıyorum, gelen mailleri cevaplıyorum. Yeri geliyor…

BeyzBaby

Hayallerinin peşinde koşmaya çalışırken emeklemek zorunda kalan girişimci adayı https://beyzbaby.wordpress.com/

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store